ÜYE GİRİŞİ / ÜYE KAYIT
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE KAYIT

Peygamberin Bir günü

Metin Karabaşoğlu

Yayınevi:İz Yayıncılık
Baskı Yılı:2024
Alıntı Sayfası: 108-109
ISBN: 978-605-326-025-7
Alıntı Yapan: paradoksal
Okunma Sayısı: 62
Post

"İhsanın karşılığı ihsandır" ve insan, gördüğü bir iyiliğe iyilikle karşılık verdiğinde huzur bulabilen tertemiz bir fıtratla yaratılmıştır. Herşey O'na muhtaç olduğu halde O hiçbir şeye muhtaç olmayan Zat-ı Ehad-ı Samed'in bunca ihsanına karşılık insanın mukabelesi, ancak teşekkürünü ifade etmek sûretinde olabilir. Namaz, bu teşekkürün ifadesidir. Ve insan ancak ihsana ihsanla karşılık verdiğinde huzur bulabiliyorsa, âlemlerin Rabbinin her gün ve her an ettiği bunca ihsanına karşılık insan ancak namazla huzur bulabilir.

Bir Asr-ı Saadet hatırası, namazın bu veçhesinin teyididir. Bir gün, Huzâa kabilesinden bir sahabi bir mecliste "Keşke namazımı kılıp da istirahat etseydim" demiştir. Mecliste bulunanlar, namazı istirahatle özdeşleştiren bu sözü ilk anda garipserler. O ise şu cevabı verir: "Ben Resûlullah'ın şöyle söylediğini işittim: 'Ey Bilal! Kâmeti oku da bizi rahatlat!'" Benzer bir olayda, Hz. Ali de bu rivayeti teyid eder. O da bir mecliste "Namazımı, kılar istirahat ederim" demiştir. Bu sözü garipseyip kendisini ayıplayan olur. Hz. Ali şu cevabı verir: "Ben Resûlullah'ı işittim. Şöyle demişti: 'Ey Bilal! Kalk, bizi namazla istirahate kavuştur!'"

Belirtelim ki, Resûlullah aleyhissalâtu vesselamın namazı, bazan altmış, bazan yüz âyetle tek rekati kıldığı bir 'istirahat'tir. Çünkü, bedeni bu şekilde belki de yorulurken; Rabbine karşı teşekkür borcunu-üstelik eda ederken bunca hakikatle bir kez daha rızıklanarak-bir nebze ifa edebildiği için, kalbi, aklı ve ruhu rahata ermektedir. Tefekkür, Kur'ân, namaz... Bu üçlü, bir bakıma, onun gününün ve ömrünün özetidir.

Kudsî nebînin her gününde, beş büyük dönüşümün işareti olan vakitlerde kıldığı beş vakit farz namaz vardır. Ama bir o kadar da, üzerine farz kılınmadığı halde, 'şükreden bir kul olmak' için kıldıkları. Gece namazlarının dışında, kuşluk vaktinde veya akşam namazının ardından nafile namazlar kılar kudsî nebî. Bir mescide ilk defa gittiğinde, 'tahiyyetü'l-Mescid' namazını kılar. Seferden Medine'ye döndüğünde, ilk işi Mescide uğrayıp iki rekat namaz kılmaktır. Ay tutulur, Ay'ın Rabbine ubudiyetin bir nişanesi olarak namaza durur kudsî nebî. Güneş tutulur, güneşin Rabbine ubudiyetin bir nişanesi olarak namaza durur. Herhangi birşey onu üzecek olsa, yine namaza durur. Sevinçli bir hadiseyle karşılaşsa, şükrünü ifade için yine namaza durur.

Gece namazında ve 'kulun Rabbine en yakın olduğu' secde ânında onun dilinden dökülen şu münacat ise, kulun âlemlerin Rabbine ubudiyetinde bir doruk noktasıdır:

"Allahım! Gazabından rızana, azabından affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Seni lâyık olduğun şekilde sena edemem. Sen kendini sena ettiğin gibisin."

amazon.com.tr'deki Bunuokudunmu dükkanından satın almak için tıklayın.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.