
"İsrailliliğin bilinci olumlu olmaktan ziyâde olumsuzdur", diyor Edward Said. "Aslında, İsraillilik, Yahudi olmak demektir. Ne var ki imkânsız değilse bile, Yahudi olmağı açıklamak olağanüstü müşkil bir iş olsa gerek; zirâ olumsuzluklardan ibârettir: Arap değilsiniz, Müslüman değilsiniz, yabancı (İbr goyiş) değilsiniz, kısacası 'değiloğludeğilsiniz'... Gerçeklik dünyasında kimlik, ötekilerle zıtlık üzre inşa edilemez..." İmdi Israilliliğin esâs zaafı, kimliğini zıtlık üzre inşâ etmiş olmasıdır. Doğru, kimlik, başkalarından farklı olma zeminine dayanır. O zeminden 'kendine mahsûsluk', 'özgünlük', 'kuruculuk', 'yapıcılık', 'yaratıcılık', 'üreticilik' dallarıyla 'kişilik' dediğimiz 'olumlu' bir varolan olarak koca 'ağaç' bitecektir. Bu, olağan, sağlıklı olan durumdur. Oysa farklılığın, zıtlık yahut zıtlaşmayla karıştırılmaması iktizâ eder. Çünkü 'farklılığ'ın tersine, 'zıtlık', olumsuzlukların boşandırıcısıdır. Bu olumsuzluklardan biri, karşılıklı nefret, ötekisi de yıkıcılık ile düşmanlıktır.