
...Konuyla ilgili olması ve oluşan durumun mahiyetini ifade etmesi açısından Birinci Tarih Kongresi'nde yaşanan bir tartışmayı ve diğer bazı olayları hatırlamakta yarar var. Bunun için öncelikle Kongre'de hakim olan havayı yansıtması ve dile getirilen görüşleri örneklemesi açısından şu iki konuşmada dile getirilen görüşleri zikretmekte yarar var: Kongre'nin açılış konuşmasını yapan Maarif Vekili Esat Bey, bu açılış konuşmasında Kongre'nin neyi ispatlamak için toplandığının mesajını şu sözleriyle ifade eder: "Türkler Anayurtları olan Ortaasyada Yontmataş devrini milattan 12.000 sene evvel geçirdikleri halde Avrupalılar ancak 5.000 sene daha sonra bu devirden kurtulabilmişlerdir. Diğer taraflarda insanlar henüz ağaç ve kaya kovuklarında yaşarlarken Türkler Ortaasiyada kereste ve maden medeniyetini meydana getirmişler, hayvanları ehlileştirmişler, çiftçiliğe başlamışlardı... Türkler Ortaasiyadan yayıldıktan sonra gittikleri yerlerde ilk medeniyeti neşretmiş ve böylece Asiyada Çin, Hint ve Mukaddes Yurt edindikleri Anadolu'da Eti, Mezapotamya’da Sümer, Elam ve Nihayet Mısır, Akdeniz ve Roma medeniyetlerinin esaslarını kurmuşlar ve bugün yüksek medeniyetlerini takdir ve takip ettiğimiz Avrupa'yı o zamanlar mağara hayatından kurtarmışlardır". Kongre üyelerinden İhsan Şerif Bey ise ispatlanacak şeylerin kaynağını ifade eder: "Efendiler! Hemen şunu söyleyeyim ki –Gordiyosun düğümü- gibi akl-ı beşerin ihata edemeyeceği hiçbir muamma yoktur ki Büyük Gazi'nin şimşekler yaratan gök gözlerinin biran nazarı altında bütün kolaylıklarile halledilmiş olmasın... Sözlerine imanımız kadar itimadımız olan o büyük kurtarıcı bugün de yalnız bizim değil; bütün ilim ve mefkure dünyasının parlak bir nuru oldu. Bugün yine o ses bütün kainata bağırıyor, "Dünyaya ilk medeniyet tohumu atan bizim babalarımızdır""