ÜYE GİRİŞİ / ÜYE KAYIT
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE KAYIT

Fîhi Mâ Fîh

Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî (Ter: Ahmed Avni Konuk, Ya. Haz. Dr. Selçuk Eraydın)

Yayınevi:İz Yayıncılık
Baskı Yılı:2020
Alıntı Sayfası: 19-20
ISBN: 978-97-3-086-4
Alıntı Yapan: paradoksal
Okunma Sayısı: 36
Post

Pâdişâhın biri oğlunu ehl-i hünerden bir tâifeye tevdî' etmiş ve onlar, ona ilm-i nücûm ve reml ve tıp ve sâire öğretmiş idiler. Çocuk kemâl-i hamâkat ve belâdetiyle berâber, tamâmiyle üstâd olmuştu. Birgün pâdişah yüzüğünü avucunun içine koyup, oğlunu imtihânen: "Gel avcumun içinde ne olduğunu söyle!" dedi. Çocuk cevap verdi ki: "Elinde tuttuğun müdevverdir, sarıdır, mücevvefdir ve ma'denidir." Pâdişah dedi: "Mâdemki doğru nişanlar verdin, binâenaleyh böyle bir şeyin ne olabileceğine de hükm et!" Çocuk: "Kalbur olmak gerektir" cevâbını verdi. Pâdişah dedi: Ukûlü hayrân edecek derecede / dakîk nişanlar verdin. Bu kadar tahsîl ve dâniş kuvveti nereye gitti? Kalburun avuç içine sığamıyacağını takdîr edemedin."

Şimdi ehl-i zamânın ilimleri de böyledir. Ulûmda kılı kırk yararlar, kendilerine taalluku (Alakası olma, ilgi, ilişik) olmayan şeyleri gayet iyi bilmişlerdir.; ve o ulûmda onlara ihâta-i külliye hasıl olmuştur; ve mühim olan ve cümleden ona daha lâzım bulunan kendinin kendiliğini bilmez. Bu câizdir, o câiz değildir; ve bu helâldir, o haramdır diye her şeye hıll ve hürmetle hükm eder. Halbuki kendisini bilmez ki helâl midir, haram mıdır? Câiz midir, pâk mıdır, yoksa nâ-pâk midir? Binâenaleyh bu tecvîf (içi boş olma) ve sarılık ve nakş ve tedvîr (yuvarlak olma), ona ârızîdir. Ateşe attığın vakit, bunların hiçbiri kalmaz. Zâtı bunların cümlesinden sâfî olur.  Ulûmdan ve fiilden ve kavlden velhâsıl her şeyden verdikleri nişan böyle olur. Bunların kâffesinden sonra, onun bâkî olan cevâhirine taalluku yoktur. Onların nişanı işte böyle olur. Cümlesini söylerler ve şerh ederler; ve sonunda avuç içinde kalbur olduğuna hükm ederler. Çünkü asl olan şeyden haberleri yoktur.  Ben ne nevi' kuşum, bülbül müyüm, yahut tûtî miyim? Eğer bana sadânı tebdîl et derlerse, edemem. Mâdemki benim lisânım ancak budur, bunun gayrini söyliyemem. Bu hâlim o kimsenin hilâfınadır ki, o kimse kuş sadâsını öğrenmiştir; fakat kendisi kuş değildir; kuşların düşmanı ve sayyâdıdır. Kendisini kuş zannetsin diye sâfir sadâsını verir. Eğer ona bu sadâdan başka bir sadâ çıkar  diye hükm ederlerse çıkarabilir. Çünkü bu sadâ onda âriyetdir; ve o kendisinin olmadığından, başka sadâ çıkarmaya kâdir olur. Zira onu öğrenmiştir. Halkın metâ'ını çalan kimse, her hâneden bir kumaş gösterir.

amazon.com.tr'deki Bunuokudunmu dükkanından satın almak için tıklayın.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Esere İlişkin Diğer Alıntılar


Fîhi Mâ Fîh

Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî (Ter: Ahmed Avni Konuk, Ya. Haz. Dr. Selçuk Eraydın)

Baskı Yılı: 2020
Alıntı Sayfası:
ISBN: 978-97-3-086-4

Hak Teâlâ buyurur ki: Ben sizi ve evkât ve enfâs ve emvâl ve rüzgârınızı satın aldım. Eğer bana sarf eder ve bana verir iseniz, onun bahâsı cennet-i câvidândır. İşte benim indimdeki kıymetin budur. Eğer sen kendini cehenneme satar isen, kendine zulm etmiş olursun. Bu tıpkı bir adamın yüz altın kıymetindeki bir bıçağı duvara çakıp, ona bir kabak ...

Devamı Facebook Twitter Google+ Pinterest