
Osmanlılar, Batı ile Doğu arasındaki enterseküler trendi değiştirmek için insan-üstü gayretleri ile bizleri ve herkesi hayrete düşüren bir performans gösterdiler. Ama bu trendi değiştirmeyi başaramadılar. Bir kıta ile bir devletin başa çıkması kolay olmasa gerek. Kıtanın nüfus, teknoloji, iletişim, kaynakların büyüklüğü, verimliliği ve hepsinden önemlisiverimlilikteki sürekli artışı ile Osmanlı'nın başa çıkması çok zor, hatta imkânsızdı. Üstelik bütün dünyayı harekete geçirmekte olan mübadelenin merkezi Atlantik'e kaymış olduğu halde Osmanlı'nın bunun başarması beklenemezdi. Bütün mesele Batı'daki gelişmede düğümleniyordu. Oradaki gelişme yavaş kalsa idi, Osmanlı çok daha uzunbir süre dayanmaya devam edebilirdi. Nitekim 17.yüzyılın sonlarına, hatta 18.yüzyılın ortalarına kadar, nispeten yavaş seyreden değişmeler karşısında pekâlâ direnebilmiştir. Avrupalılar Amerika, Afrika ve Asya'daki eski medeniyet merkezlerinde başardıkları sömürgeleştirmeyi ve sömürge tipi bir ticareti Osmanlı Devleti'ne hiçbir zaman empoze edememişlerdir. Osmanlı sistemi, trendi değiştirememiş olsa da, bunu başarmıştır, hem de sonuna kadar. Bu da küçümsenemeyecek bir başarıdır.