
Yol arayanların;
Her Mürşide gönül verme kim yolunu sarpa uğratır
Mürşid-i kâmil olanın yolu gayet asan imiş
diyen Niyâzî Mısrî'ye kulak vermelerini tavsiye ederim. Çok dikkatli olmalarını tavsiye ederim. Özellikle genç arkadaşların. Piyasada çok miktarda Çin malı üretim var, merdiven altı üretim var. Ticaret odasına kaydı olmayan üreticiler var. Buradan siz anlarsınız ne kastettiğimi. Bunu böyle söyleyip de karamsar bir noktada bırakmak istemem. Allah diyor ki:
"Ben sizin velînizim" (Mâide, 55)
Allah'ın velî isminin mazharı olan bir mürşid karşımıza çıkmasa bile Allah'ın bu ismi vardır ve hâlâ cârîdir. Dolayısıyla her insan velayet nurundan istifade edebilir. Kalbi saf bir insansa, Allah'ın o isminin mazharı, onun karşısına etten kemikten bir mürşid de çıkarabilir. Çıkarabilir de çıkarmayabilir de. Çıkmadı deyip karamsar olmamak gerekir. Yolda olsunlar, Gazzâlî Muhyiddin İbn-i Arabî, Mevlânâ, Seyyid Yahya Eş-Şirvânî, Yiğit Başı Velî gibi büyük pirlerin eserlerini okuyarak onlar üzerinde teemmül, tefekkür edip dinin esaslarını, emirlerini yerine getirsinler. "Biz onlara bilmediklerini öğretiriz," (Alak, 5) diyor Allah. "Secde et, kurbiyyet elde ederin," (Alak, 19) buyuruyor âyet-i kerimede. Secdesiz seyr ü sülûk olmaz. Secdesiz dergâhlar var. Namaz kılınmayan dergâhlar var. Allah, "Secde et ki, yaklaşasın bana," buyuruyor. "Bir kulumun en sevdiğim hâli, benim önümde secde eden hâli," buyuruyor. Bu muhteşem bir yokluk ve kendinden geçme hâlidir. Âcizane bir fâninin önünde, niyaz adı altında da secde edilmez. Yok öyle tevil. Secde yalnız Allah'a yapılır.